gitmemek uzadıkça gitmek istememişim
elbet gideceğim...
gitmek istemediğimce gideceğim
fotoğraf tarafımdan çekileli az bir zaman olmuştur.
"Kaplumbağalar da uçar!"
"Ev sanki geçmiş yüzyıllara uzanan büyük, suskun bir ailenin üyeleriyle dolu. Orada, ikinci kişiliğimle yaşıyorum ve yaşamı geniş anlamıyla, bir var olan bir yok olan bir şey olarak algılıyorum."
-Carl Gustav Jung-
Olan bitenler bizi şuna inanmaya sevk ediyor: Zihinde, yaşamla ölümün, gerçekle düşselin, geçmişle geleceğin, iletilebilir olanla olmayanın çelişki olarak algılanmadığı bir nokta vardır.
…
Deuxième Manifeste du surréalisme, 1930
Andre Breton
Yapışa yapışa görüyorum.
Evler sürtüne sürtüne geçiyor yanlarımdan.
Duvarlar derilerimi kanatıyor.
Kümelenip sırtıma biniyor bulutlar.
Ben dimdik duruyorum, yürümekli.
Yol ayaklarımın altından kayıp geri gidiyor.
Bütün taşlar, topraklar, ağaçlar doluyor sonsuz gözlerime.
Hepsinde sayısız gözlerimden biri kalıyor.
Dönüp
Bütün bunları ben yaptım diyorum, inanıyorlar da...
Durup,
Şu kendimi bu gördüğümüz gibi ben yaptım,
Diyorum.
İnanmıyorlar.
Gözümden düşüyoruz.
Ö.A.
3 yorum:
Birisi git dediğinde gitmeyelim de, öyle değil mi?
bu öyle bir gitmek değil ki..
Her gitmek de öyledir, her gitmek öyle olmasa da...
Yorum Gönder