Simone de Beauvoir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Simone de Beauvoir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20230130

Kadın - Simone de Beauvoir

 Kitabı sonuç bölümüne kadar diken üstünde okudum. Simone de Beauvoir'nın dilini biliyor ve düşüncelerini tanıyorum. Fakat bu kitabında bence çevirisi dolayısıyla [ Simone'un feminizmi sonradan kabul etmesiyle alakalı bir durum da olabilir] büyük sıkıntılar var. Kadının toplumsal yerini, kişiliğini, ekonomik ve cinsel devrimini anlatırken kadınların aslında çok iyi anladığı ama erkeklerin kullanabileceği ifadelerle ve kadının zayıf noktalarını anti tezini ya da alt yapısını anlatmadan durumu açık eden bir dil kullanmış olması beni çok rahatsız etti. Ta ki sonuç bölümüne kadar... Kitabın sonuç bölümünde ise, kadın ve erkeğin aralarındaki ayrılıkları bir kenara bırakarak, yarış içinde olmaktan ziyade kardeşlik içinde yaşamanın bir yolunu bulmak zorunda olduğu bunun sadece kadınları değil erkekleri de bağlayan bir durum olduğunun altı çizilmiş.



"Kadını kurtarmak, özgür kılmak, onu erkekle arasındaki ilintilerin daracık dünyasına kapatmamak demektir, yoksa bu ilintileri yadsımak değil; kadın, kendisi için var olmaya devam edecektir: iki cins de, hem birbirlerini özne olarak kabul edecek, hem de karşılarındaki varlık için başkası olarak kalacaktır; ilişkilerindeki karşılıklılık , insanoğullarının birbirinden ayrı iki kategoryaya bölünüşünün doğurduğu arzu, tutku, aşk, düş, serüven gibi mucizeleri yok etmeyecektir; ve hepimizi heyecanlandıran vermek, elde etmek, birleşmek gibi sözcükler yine aynı anlama gelecektir; insanlığın yarısının köleliği ve bunun getirdiği bütün o iki yüzlülük yok edildiği zaman ortaya çıkacaktır insanlık denen "varlık kesimi"nin gerçek anlamı ve yine ancak o zaman kadınla erkek arkadaşlığı gerçek yüzüne kavuşacaktır."

Ben Bir Feministim - Alice Schwarzer , Simone de Beauvoir

 Yazarın, Simone ve Sartre ile söyleşisinin metne aktarılmış hali. Oldukça keyifli ve öğretici, hatta ilişkilere bakış açınızı, -en iyimser tanımımla hala içinizde taşıdığınız geleneksel kodları dahi-, altüst edecek düzeyde bir söyleşi. Sartre ve Simone'un birbirlerine duydukları saygıdan doğan entelektüel bir aşk. Birbirini besleyen, irade, hüküm tanımlarını reddeden ve hayata katılımlarını zarif dokunuşlarla arttıran, özgürlük aşığı iki insan.. Simone'un çocuk, evlilik hatta aynı evde yaşamayı reddetmek üzerine söyledikleri o kadar anlamlı ki. Ev bile insana bir kenetlenme sunuyorken, bunun içerisinde biriyle daha yaşamaya zorlanmak yerine otel odalarında kalmayı yeğleyen bir çift...Daha önce Özgürlük Aşıkları kitabında da ne kadar ilişkilerine dair fikir edinmiş olsam da tekrar tekrar okumakla onlara ve hayata dair yine aynı heyecanı ve ışığı yaşıyorum...Umudumu kaybetmeden bakıyorum.