uçmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uçmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20080513

Sözcüklere gücünü nefretten lokal yolla işleme süreci tamamlandı

Kanatlarımı göğe açarak geldiğim yola bir kez daha baktım. Gökyüzü oldukça geniş ve büyüktü ve ben o gökyüzünde sadece bir küçük kanatlıydım. Açtım kollarımı, gerdim gökyüzüne iyice hakimi olmak istedim bir kez daha. Sessizce içime yerleşen nefret beni benden soğuttu. Yaptığım eylemi nefret ederek yaptım bütün gündüz içinde. Sonra durup kendime soracakken bir uyku bastırdı derinden. Nelerden vazgeçtiğimi gördüm bir kez daha. İçime oturdu. Mutlu olduklarını düşündüklerim daha bir mutluydu. Bir dans havasında gezindi vucüdumda benim tüm enerjimi kemirdi bir anda. Kızdım hiç kızmadığım kadar, üzüldüm hiç üzülmediğim kadar. Ama ne ağladım ne de bir öfke nöbetiyle sarsıldım, sarstım. Durdum öylece. Günün bitmesini bekledim ve bitti işte nihayetinde.

Şimdi tekrar uyuma zamanı enerjiyi toplayıp gökyüzüne, kanatlı uygarlıklara dönme zamanı. Kanatların gökyüzünü kapladığı ve özgür olduğu her an mutlu olup, huzursuz etme zamanı.

Sözcüklere gücünü nefretten lokal yolla işleme süreci tamamlandı.


20080420

Anket no 1: Kaplumbağalar uçar mı?

Blogger kullanıcılarına bir hizmet vermiş, anket açıp kapatıp, süresini uzatıp kısaltmaca istediğin an kullandığın oyunu değiştirmece oynayabileceğin bir şey. Bazen site sakinlerini bazen de site sahibini mutlu ve huzurlu eden bir uygulama.

Hani kapanıyor ayarladığın kadar müddet sonra.

Son günlerde pek bi değişkendi bu oylamanın sonucu hani oyunu değiştirenler çıktı falan, napalım?!

Anket süresi: yaklaşık 4 ay
Soru Kaplumbağalar Uçar mı?
Cevap: hehehe

20080217

Bir Kaplumbağa soykırımı:The Bird People in China


Öncelikle bir üzüntümü belirtmek isterimki bu filmde uçmak için oyunculardan biri kaplumbağa katlediyordu. Gözlerim doldu. Ağlamak istedim. Onun yüzüne fışkıran kanları görükçe içim nasıl burkuldu anlatamam. Sonra da uçmak için ertesi gün bir atlama denemesi yaptı ve tabi ki uçamadı.
Uçamazsın tabi!!!!!!!!!!!
Sen kaplumbağayı öldür sonra da uçmayı iste olacak iş değil!

Çok kızdım çok üzüldüm; ama neticede film diyip gözyaşlarımı silerek başlayayım filme bir göz atmaya:

Çin'in Kuş İnsanları
Filmin orjinal adı: Chûgoku no chôjin (1998)
Yönetmen: Takashi Miike

Film aslında oldukça sıkıcı bir konuyla başlasa da sonraları insanı eşi benzeri olmayacağı yönünde inandırarak devam ediyor. Komedi filmleri havasında bir yakuza ve iş için bir seyahata çıkmış kişinin kesişen yollarını anlattığını varsaydığımız filmde, gittikleri köyde bir zamanlar insanların uçtuğuna inananların varlığı dikkat çekmekte. Kendilerini bu insanlarla bir bütün olarak gören aynı şeyi yiyip, içip, konuştukları bu insanların nasıl uçabilirliğe inanıp bu eylemi gerçekleştirmek üzerine okul açtıklarını araştırırken, oldukça ilginç manzaralarla karşılaşılmıyor değil.

Bulundukları köye kendilerini çekerek getiren birkaç su kaplumbağasının yardımıyla gelen bu insanlar, bir müddet sonra bu köyden hiç ayrılmak istemeyen bir yakuza tarafından katledilen kaplumbağaların varlığını unuturcasına(!) köylüler gibi uçmaya adapte olurlar. İlk deneme başarısızdır ve bundan sonra gelen bir replik akıllara durgunluk verecek niteliktedir:

'bisiklete binmeyi öğrenirken de ilk defasında düşersin.'

Rüyalarında hiç uçtuklarını görmeyen bu insanlar gerçeküstücülüğün sinemada bulduğu anlam yönünde uçmayı öğrenip, öğretebilecekler midir... Ben hala o kaplumbağalara takılmış bünyemle yazıyı burda kesip yas tutmak istiyorum izninizle...(Aslında ne yazarsam yazayım spoiler vereceğimi düşündüm birden bire..istemeyin benden böyle bişi!)

20080103

Kaplumbağalar da Uçar!



Filmin Orijinal adı:Turtles Can Fly(2004)
Yön: Bahman Ghobadi

Çocukluklarından vazgeçmişliğin adıdır bu fim. Hayatta kalabilmenin uçurum kenarına defalarca gidip gelmek, atlamaktan vazgeçmeden yaşayabilmenin yolunu mayın toplamak ve onu satarak para kazanmak olduğunu kabul etmiş, Irak’ta yaşayan çocuklardır onlar.

Irak-Abd savaşının acımasız bir portresini çizen filmde,
'evet bunlar gerçekten uçar!'
demeden bitiremiyor insan filmi..
Onların uçabileceklerini hayal etmek bile güzel..
Evet, o gaz maskesi onlara yetmeyecek;
Evet, onlar mayın toplarken bir bacaklarını daha kaybedecekler;
Ama savaş anında onlar uçacak,
bir kuştan veya
bir Amerikan helikopterinden daha çok sevindirici bir şekilde uçacaklar.
En azından bu filmi izleyen herkes onların uçtuğuna inanacak..
Nereye olduğunu bilmek ise uçtukları sevincinin yanında sönük kalacak,
düşünülmeyecek bile!…
Uçmak fiilinin bir tospağanın hayatına ince ince işlendiği dakikalardır bu film ve takriben izlenen BİRDY(1984) filmi.
Uçup uçmamak mıdır sorun
ya da
buna dahi kafa yormayı istemeden
'uçsan kaç yazar'
diye cevap vermek midir...

Bu filmdeki çocukların uçtuğuna da kimse inanmaz eminim; ama en azından o bataklık üstünde bir bomba neticesi değil de hayali bir kurgu neticesi kendilerini uçarak kurtaran olmaları güzeldir.
Uçabileceklerine inandırma gerekleri dahi yoktur.
Çünkü gittikleri her yer bir doğa kanunu olarak görülen şeyin tekelindedir.

-UÇAMAZSIN!

-UÇARIM!