yeni dünya düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni dünya düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20090213

yeni dünya düzeni


Yeni dünya düzeni bir ömürlük misafir gibi serilmişti ayaklarımın altına. Özgüveni sabit, yergisel bir ses tonuyla fısıldadı.

-Lalaalaa...

Yeni olmasının ereğiydi sanki eskiye meydan okur bir tavırdı şu yaptığı. Ne kadar kaile alınmalıydı. Hemen arkamda bitiyor. Saçlarımın arasından beynimin nöronlarına kadar yine o ses duyuluyor.

-Lalaalaaa...

Sesin bıraktığı etki sanki o ses hiç var olmamış gibi bir etki.

İçimden o ses tırmanıyor bir vakit ama ses susunca hiçbir şey yok. Ellerimle kulaklarımı kapatıyorum. Ses yok ama ben yine de kapatıyorum. Bir an bile duymaya takatim yok. Gücümü alıyor o ses. Damarlarımda alkol etkisi bırakıyor. Rahat değilim. Huzursuzum. Eve nasıl gideceğimi düşünüyorum. Ev uzakta. Sanki ev çok uzakta ve sadece bir ses var yakınımda. Sese karşı kendi içimde onlarca tepki doğururken dışarıdan gözlerime bakmadıkça hissedilecek bir hal yok. Gözlerim ses ile birlikte kayıyor gökyüzüne. Bir saniye gökyüzü nerede?

-Lalaalaaaa....

Yeni dünya düzeni gökyüzünü yok etmiş gibi. Vardı dimi öncesinde, bu belli. Yukarısı karanlık gibi. Gözlerim kaydıkça o eski gökyüzünün boşluğuna, karanlıklara gömülüyorum. Yukarıda bir şeyler oluyor ve ben sadece o sesi duyuyorum.

-Lalaalaaaaa...

Etrafta insan var mı bilmiyorum. yeni dünya düzeni, insanı kabul etmiş miydi? Göremiyorum. Sadece sesin bıraktığı beyin boşluğunda dönüyorum sanki. Takla atıyorum bedenimin içinde. Kollarım bacaklarım oluyor bir an, burnum ayak parmağım. Ama yürüyorum bu sırada. Bazen ayak parmağımla düşünüyor bazen de kollarımla koşuyorum. Eve gitmek istiyorum. Ev uzak. Hem de çok uzak. Alkol var sanki. Bu sesin içerisinde alkol var besbellli. Damarlarım şişiyor sesle birlikte kendimi yeni dünya düzeninin gökyüzünde adım atarken buluyorum. Ayaklarımın altında ezilen bulutlar var. Bulutlar gri. Bastıkça yere yapışıyor. Cıvıklaşıyor. Batıyorum. O cıvıklaştıkça batışım çabuklaşıyor. Nefret ediyorum bulutlardan. O bakmayı çok sevdiğim gökyüzünün yerin dibinde oluşundan.

-laalaaa....

Sese dur demek istiyorum. Kollarımla koştuğumu hissettiğim an kollarıma bakıyorum. Kol oluyor. Ayak parmağımda bir tırnağımı kesmeyi unutmuşum zaten. Beynim olamaz ki o diyorum. Tüm bedenimde var olan reaksiyonların sadece gözlerimin içinden hissedilmesinden nefret ediyorum bir an. Gözlerimin içine bakabilsem kendimi beynimde gördüğüm gibi görebileceğim. Yeni dünya düzeninin insanlarını arıyorum. Biri gözümün içine baksın da ben de bu halden kurtulayım istiyorum. Biri tüm bu benim zihnimdeki olan biteni bir görse de ben de rahatlasam diye yalvarıyorum. Olmuyor. Yeni dünya düzeni insanı tüketmiş. Gözlerinin içine bakan göremiyorsun artık. Gözlerine bakan herkesin yaklaşıksal saniyeler arasında gözlerini gözkyüzüne ya da yer dibine devirdiği malum.

İnsan istiyorum.

Yeni dünya düzeninin tam içine kusuyorum bu isteğimle. İnsan kusuyorum. Tüm o bakıp da görmeyen beni anlamayan insanları dünyanın tam ortasına kusuyorum. İşte bunu gören birkaç kişi beliriyor karanlıkta. Ben kustuktan sonra gören çok oluyor. Kusmadan evvel neredeydiniz diyorum ve kusmuğumla birlikte yerin dibinde kayboluyorum. Kendimi eritiyorum. Görmesinler istiyorum.

Sonra "ev" diyorum. Artık uzak değil. Çok yakın. Eve gitmeliyim.

Yerin dibinde insan olmuyorum. Bir ses oluyorum. Kulaklarınızda bir an yankılanıyorum.

-lallaalllaaaaaa....