"Kaplumbağalar da uçar!"

"Ev sanki geçmiş yüzyıllara uzanan büyük, suskun bir ailenin üyeleriyle dolu. Orada, ikinci kişiliğimle yaşıyorum ve yaşamı geniş anlamıyla, bir var olan bir yok olan bir şey olarak algılıyorum."

-Carl Gustav Jung-

20080113

Soğuk havanın beynimizde yarattığı anlamsal kargaşa üzerine.


Her yıl en yoğun kar yağışının görüldüğü ve Beytepe'nin en güzel manzaralarından birini bize sunduğu aylarda finaller için çalışıyor olmak ve okula final için uçup, eve dönmek çok can sıkıcı. Evde günler geçmiyor, okulda ise çabucak geçiyor gibi hissediyorum. İşte o gün geçemeyen bir gün havanın buzz(evet iki z ile) gibi olduğu bir gün odamda hareketsiz ve sadece beyinsel bir aktivite(mesela ders çalışmak-aslında film izlemek demeyi çok isterdim ya neyse) yaptığım için donduğum günlerden birinde donmuş olan vücudumu hareketlendirmek ve mideciğime bişicikler girsin diye mutfağa doğru yönelmek üzere gittim. Hayır, evin içinde gidilebilecek çok fazla bir yer yok zaten. Ya mutfak, ya salon ya da tuvalet. Tuvalete bile 'üşürüm yaa' diyerekten çok az gitmeyi yeğleyecek haldeydim.

Anneden ben mutfaktayken bir ses geldi. Evde birilerinin varlığını hissetmek güzel. Ama ben finallere çalışıyorken ne kadar az konuştuğumuzu keşfediyorum. Ses tonu yabancı geliyor arada bir. Kendi sesimi bile tanıyamıyorum. Durmadan ezber yapmak zorunda olduğum derslerim, kendi kendime içten içten bişileri tekrar ederken yabancılaşmama sebebiyet vermekte, ben bunu anladım. Sonra o kadar kendine anlatmaya adapte olmuşken, bir de bakıyorsun sınavda hocaya anlatıyorsun tüm her şeyi. Hem de yazarak! Eh her sınavın bir bitişi, gelecek seneye alacak olduğun korkusu ağır basınca bu bunalımdan kurtulup, yazıyorsun 'geçmek için'. Ezberliyorsun 'geçmek için'.

Neyse gelelim ben mutfaktayken beni çağıran sese. Belki 'I see death prople' falan demiyordu; ama aynen şu ses duyuldu:
Sanırım diyerek, önce şüphe ettiğim sonra algılarımın 'evet o' dediği annem:
-..... dışarı çıkart ısınsın!
Oldukça üşüyen bir modda, sırtında 4 kat hırka-kazak vs ile donmuş vücudunu hareket halindeyken seyreden, mideciğine bişiler koymayı amaç edinmiş ben, hani sınavlara çalışırkenki alışkanlıkla kendi kendime: bu kadın kafayı mı yedi ki acaba, bu havada neyi dışarı çıkartsam ısınır ki!!! diye düşünürken yine aynı tonda bişiler geldi kulağıma:
-Çıkarttın mı?
Tamam bi konuda anlaşalım, ev dışarıdan sıcak. Ama, ama evin içinden bir şeyi dışarı çıkartmak demek onun ısınması anlamına gelmiyor. Bunu ben finaller için kasmayan bünyeyle bile idrak edebilir durumdayım. Hani bitmediler daha ama olsun. Ben bu havada, 4 kat dahi olsa bu kılıkla dışarı çöp dökmeye bile çıkmak istemezken bu insan benden bişileri dışarı çıkarmamı istiyor. Üstelik ısınması için. Bu kabul edilemez!. Ben dışarı çıkarmayı kabul etsem bile, o şey ısınmaz ki yaa!?!!!! Odama gitmek için salondan geçerken anneme ilk defa, 'hiç akıllı görünmüyorsuun güzelim' gözleriyle baktım. Oysaki ne zeki kadındır kendisi. Ruhsuz, o her zamanki modda odama geçtikten 1 saat sonra, o yine sanırım diyerek önce şüphe ettiğim, sonra algılarımın 'evet o' dediği annem:
-Tamam, şimdi ısınmıştır yiyebilirsin.
-Ben artık dayanamayarak çığlığı bastım, ya anne ne diyorsun ya, neyii??!
Etki tepki meselesi bu olsa gerek biri bağırınca öteki de sesini yükseltir haliyle; ama annemde bu doz benimkini bastırmış konumdaydı:
-Yoğurdu buzdolabından çıkartmadın mı sen?????!
Gayet sessiz, her şey gayet normal şekilde, narin bir ses tonuyla ben:
-Haaa, yok soğuktu.
-Ne soğuktu?
-Şey yani daha ısınmamıştır dışarda onu diyorum, derken mutfağa doğru yavaş ve emin adımlarla yol aldım.
-Seni anlamak gittikçe güçleşiyor.
-Finaller dimi anne ya gittikçe güçleşiyor, geçmiyor...
-....

4 yorum:

jesterdvine dedi ki...

Korkunç atmosferler, canavar anneler, masum minik kızlar, eziyet verici tavırlar, bitmez tükenmez anlaşılmaz emirler...

:P

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

Bunu bir kısa film yaparsam, pazar payı amaçlı(!) fragmana senin bu cümleni koyacağım.

:P

Sokak Lambası dedi ki...

Ooof ooff!
Final döneminde dengesizleşen gençlik...
Her final dönemi kar oluyor beytepede, bizse okula koşar adımlarla gidip, okuldan koşar adımlarla geliyoruz...
Ben final döneminde hiç kartopu oynamadım anneee!
İmza
Boynubükükler!

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

Bir öğrencinin halinden ancak bir öğrenci anlar, anneler bilmez bizi. Tanımaz bizi Beytepe'den uzaklar. Trabyadaki uşaklar. Yumuşaktır şimdi o kar.
O kar..
O finalla(e)r...
Öğrenciyiz biiiz, öğrenciyiz biiiz..
Dararaynanananammm.

İmza:Boynu büküklerin en tospağası

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
haberler haberler