"Kaplumbağalar da uçar!"

"Ev sanki geçmiş yüzyıllara uzanan büyük, suskun bir ailenin üyeleriyle dolu. Orada, ikinci kişiliğimle yaşıyorum ve yaşamı geniş anlamıyla, bir var olan bir yok olan bir şey olarak algılıyorum."

-Carl Gustav Jung-

20080308

Başın göğe erdiyse, gözün yere döne

'Çok yüksek bir yerde bulunan ve herkesin baktığı bir insan, çok şiddetli devinimlerde bulunmamalıdır.'
Napoléon Bonaparte
(15 Ağustos 1769 - 5 Mayıs 1821)

Herkes tarafından izlendiğiniz bir an yaptığınız en ufak bir sıradışı hareketin yapmacık görüntüsü insanı çileden çıkarır. O sebeple ki bekleneni yapmak dürtüsü her zaman baş gösterir. Beklenenin ölçütü, durumsal sebepleri çok fazla çeşitli değildir, tahmin de edilebilir oysaki. Ama bir yerde patlak veren o çok yüksekte olmanın haklı sözsel ciyaklamaları, bazen bizi dibe çekecek bazen de el üstünde tutacak bir davranışla son bulabilir.

Dibe çekilenler:

Tarkan'dan :
'çişisim geldi ayool'

Tayyip'den:
'ananı da al git'

Göğe çıkarılanlar:

Karl Marx ın son sözü:
'Son sözler hayatında yeterince söz söylememiş ahmaklar içindir.'

Mevlana:
'Cahil kimselerin yanında kitap gibi sessiz ol.'

Göğe çıkarılanları bir kez daha düşünmek ihtiyacı hissediyorum şu vakit. Kişilere en ufak bir garezim yok, bu böyle biline. Vaay Karl Marx'ta ne söz söylemiş kendisine son sözünü soranlara diyerekten özlü sözler olarak oraya buraya konduran şahsiyetlere soruyorum. Bu sözü bizim yeni nesil mankenlerimiz kavgalarının son demlerini magazin aracılığı ile verirken birbirine söylese idi çok mu göğe çıkarırdık, yoksa pek bir dibe mi batırırdık?

'Asıl ahmak sensin gerizekalııı, 2 dirhem beynin olsa sen bişiler söylerdin banaa' geliyor akla.

Veya bir manken bir mankene 'ben kitap gibi sessizim efendim sen gibi cahil karıların yanında' deseydi:

'hıı canım, o kitabı okuduğun kadar bir de iki çift edip konuşmayı bilsen zaten bu lafı demezdin' geliyor akla.

Kişilerin sözleri de hayatları boyunca yaptıkları davranışlarıyla bağdaştırılmakta diyorum. Yoksa ahkam kesmek elbette kolay, mühim olan davranış tutarlılığı aramakta. Yukarıda olmanın verdiği rahatlığı, herkesin baktığı bir vaziyetin rahatsızlığı ile birleştirince iki kere düşünmek gerek. Hayatta duruşumuz önemli der ya birileri, o duruş ki laf cımbızlamaktan öte şu vakit. İnsanlar o duruşu cımbızlatamayacak bir hayat seçmeliler kendilerine.

Benim her dediğim bir vecizedir ve bu sözüm de kayıtlara geçmelidir, sorgulanmamalıdır. İndirin o cımbızları eleştirin diye yazmadım ben bu yazıyı.

Ama onlar bir mankenle kıyaslanamayacak insanlar demeyin bana, manken dediğin bir Karl Marx okumuşsa(puhahha) ve söylediği en son söz buysa? Ha işte yakaladın sen, ben diyorum ki manken bile yeri geldiğinde lafı oturtmalı, ötesini konuşacak hal bırakmamalı. Napoléon gibi 'para, para, para' diyorsa da ayyynen devam etmeli reklam ayağına; ama Napoléon'un başka bir sözünü daha hatırlamalı...

'İyi oku iyi' geliyor akla.

2 yorum:

jesterdvine dedi ki...

Aaah ah, Napolyon dedin de, bizim zibidiyi Waterloo savaşında resmen ezen Arthur Wellesley(Wellington Dükü)'in güzel bir sözü geldi aklıma:

Aynı hatayı bir kere tekrarlamak trajik, iki kere tekrarlamak trajikomiktir.

Herneyse, ağzı olanın konuştuğu şu dünyamızda ve beyni olmayanın da konuştuğu şu memleketimizde gayet doğaldır iç bulandırıcı kelamlar.

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

Evet, doğaüstü bakaraktan doğal olanı malzeme yapıyorum işte ben de böyle. İrdelerken mutluyum.
Bakın bu görüş de var demekten hoşnutum.
Öyleyse?
Boşver!

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
haberler haberler