"Kaplumbağalar da uçar!"

"Ev sanki geçmiş yüzyıllara uzanan büyük, suskun bir ailenin üyeleriyle dolu. Orada, ikinci kişiliğimle yaşıyorum ve yaşamı geniş anlamıyla, bir var olan bir yok olan bir şey olarak algılıyorum."

-Carl Gustav Jung-

20081122

Tospağa kaşınıyor no 2: Din

İnanç. Hani şu din ile bağdaştırılan ama aslında sadece din ile ilgili olmayan sözcük.

Çok bohem bir konu değildir kendisi. Herkes kendince inanıyor neticede. Ben burda din ile ilintili olanından bahsedeceğim size.

Etrafta bir tür dayatma, öğretme, yanlışlama, kötüleme metodu kullanılıyor inanca dair. Hani bu metodları ne gibi durumlarda olduğuna zaten biliyor olduğunuzu düşünerekten değinmeyeceğim.

Bilmedikleri ya da yadsıdıkları şey; inanmanın sadece eylemi gerçekleştiren kişinin kendisine yarar getirdiğidir.

Bir başka şey de; inanmak eylemi inanmayanı yargılamayı da reddeder.

Bunu farkında olmayan bünyeler dayatma eylemine girer.

Bu beni çok sinirlendirir.

Tercih meselesidir. "İnanmak" ne demek bilmeyenlerden sınıfındakiler bunu bilmek istemez.

Kişi ister inanır ister inanmaz,bunu fak edemez.

Açıkcası burada kendi kimliğimi açık etmiyorum. Bu yolu pek yararlı bulmuyorum.

Sadece insanları dini yüzünden sınıflara ayırmanın yanlışlığına ve doğru yolu gösteriyor olduklarını zannedenlerin de saçmalığına değinmeye çalışıyorum.

Bir doğru yol vardır o da kişinin tercih ettiği yoldur.

Bazen söylemler dolaşır ortalıkta. İnanılan şeye dair. Sonra inananlar "vay efendim" etkileşimine girip ahkam keserler. İnanılan şey o kadar büyüktür ki birileri "üf" dese yıkılacak bir şey de değildir.

Bir de bunu anlaşılsa zaten hiç sorun yaşamayız bu yolda...

Bir de din konusunda "dogma" yönü, yani konuşulamaz tartışılamaz yönü, sadece inananların içerisinde makbuldür. İnanmayan biri istediği gibi konuşup tartışabilir. Bu pek çok şeyde böyledir.

Bundan inananlara bir zarar gelmez bu anlaşılmalıdır. İnanmayan istediği tedbili mekanda borusunu öttürebilir. İnananın ona karşılık bir şeyler öğretmeye çalışması yanlış ve saçmadır. Savunma mekanizmalarının kullanıldığı yön sadece kendisine yarar getiren yöndür. Başkasının anlaması da mümkün değildir. Çünkü bir kez inanmamıştır.


Öyle işte.

bknz. a



11 yorum:

HAZERFEN dedi ki...

fanzin çıkarmak konuşsak süper olcak ..mümkünmüdür?(bu istek buraya mı yazılır bilmem ama herneyse)

Mustafa Özkan dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş gerçektende, halkımız arasında tartışmasız her gelir ve kültür düzeyinde görülen bir bozukluk bu.

###ÜZN### dedi ki...

İçerik ve anlam açısından yanlış bir cümle:

"Bir doğru yol vardır o da kişinin tercih ettiği yoldur."

Türkçe açısından yanlış bir cümle:

"İnanmayan istediği tedbili mekanda borusunu öttürebilir"

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

@Türkçeci:

O cümleyi tek başına düşünmek yerine benim daha evvel blogumda savunduğum ve senin yine sivrilip "olmaz, hayır, yanlış" diye ahkam kestiğin şeylerin benzeridir. Onlara da cevap vermedim. Bunda halkımıza Mustafa filminin kazandırdığı, bir alışkanlık olan cümle cımbızlama metodunu seçtiğin için cevap veriyorum.

Benim yazdıklarımı kimsenin anlamasını beklemiyorum. Bilhassa da senin.

Ayrıca benim burada yazdığım şeyler birilerine de doğru gelsin diye yazılmıyor. Bunu iyice anlamak gerek. Sadece bana doğru geldiği için, benim bakış açımla yazılıyor.

Ayrıca bir cümleye artık anlamdan öte "Türkçe hatası var mı acaba?" olarak bakmaya başldıysan,bizim topluluk sayesinde. (ki birkaç seferdir davranışların tamamen bunu gösteriyor.) Vay haline diyorum. Sana kolay gelsin.

Anonymous dedi ki...

niçin anlamanısını beklemiyorsunuz ki?

Bende anlamaya çalışıyorum,ne demek istediğinizi..

Sanırım şunu demek istiyorsunuz,inanç insanın vicdanın öleçebildiği kadarıyla kendi tercihidir..

Bu doğru..

Birde şu var dinde zorlama yoktur..

''Sen onlara kaba ve zorbalıkla davransaydın çevrenden dağılıp gidelerdi,öyleyse Ey resulum muhlis ol''
''sen onlara hidayet verici deyilsin,hidayeti veren alemlerin rabbi Allah'tır''

Sevgilerimle:)

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

Dinde zorlama olmadığını dini inanca sahip kimse bilmiyor gibi kullanıyor. Ve karşılarına inanmayan biri çıktığında onu tercih ettiği yoldan inanca bakış açısıyla geri çevirmeye çalışıyor. Bunların yanlışlığına değinen, sinir okları fırlatılmış bir yazı benimkisi.

Aldığınız alıntılar olması gerekenler. Bir de olana bakınca benim söylediklerimi söyletiyor insanlar.

Teşekkürler katkın için..

Anonymous dedi ki...

dinde zorlama yoktur fakat düşünmeye davet vardır..

Kuranda en çok bahsi geçen konulardan biridir..

''Onlar hiç düşünmezler mi?''

''NE AZ DÜŞÜNÜYORSUNUZ..''

bU GİBİ TÜMCELER ÇOK FAZLA KULLANILIR..

''Onları güzele davet et''

konuşmayı bilmeyen konuşmasın bu konu hakkında,özellikle kendi yaşamlarını düzeltememiş ,kişiler başkalarına bunu kabul ettirmeye çalışmasın..

Ama birbirimizi düşünmeye davet eden bireylerede tepkimiz hemencecik kızgınlık olmasın lütfen..

Düşenelim,düşününüz..

İnsanlar ilkin bir arda yaşamanın güvenini duymak isterler,bir birimize güvandikmi bu gibi meselleler sinir oklarının birbirini bulması dışına çıkarız..

Ve anlamaya çalışırız birbirimizi..

Ben kendimce şunu düşünüyorum..

Niçinn yaşıyorum bu dünyada?

Hayatta olmamı sağlayan güç hakikaten kör tesedüfler yığını olabilirmi?

İnsanlara bir insancık olarak ne kadar iyi davrana biliyorum?

Ne kadar güveniyor,bana düşmanım bile?

İster bir felsefe diyalim ister başka bir şey din öğretisi,kötü insanı anlatmaz..

Daha iyi nasıl olunabiliri sorgular..

İnanın bana tanrının bizim kıldığımız namazlara ihtiyacı yok..

Bizim onun sevgisinden başkalarına vermemizi ister Allah..

Açın kolaçan edin..

Araştırın bundan başkasını bulamzsınız..

SEVGİLER BİZDEN..

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

Keşke şu güne dek bahsettiğin "düşünmeye davet eden" bireylere sık rastlamış olsaydım.

En son sorgulamaya başladığım kişi bana "sorgulamaya başlarsan kaybedersin" demişti. Ben kaybetmiş miydim bilmiyorum. Sadece birilerinin de sorguladığını görüp daha çok bilmek, görmek, etkileşimini izlemek istiyordum. Ama karşılaştığım tavır hep aynı kaldı.

Açıkcası din öğretisinin ne vermeye çalıştığını çok iyi de biliyorum. Ama o verdiğini gerçek anlamda alanların azlığı sinirimi bozuyor.

Konuşmayı bilmeyen, anlamayan o kadar çok insan var ki çevrede. KOnuşmasın demekle olmuyor işte..

Anonymous dedi ki...

Biliyormusun kaplumabağa kardeş,Tolsoy'un şöyle bir sözü var..

''Her insanın içinde Tanrı'nın ona bahşettiği bir nur vardır..
Bu nurun bu IşIgin adı vicdandır''

Tolsoy'un bu küçük kitabını bulduğumda şunu sonradan öğrendim,bu kitap yıllarca Rus yada yasaklı konumunda kalmış..

Kitabın adı,MUHAMMED..

Vicdan aydınlatandır,sorgulatan ise akıl..

Gneşi mumla aramamaya koyulmamak mesele..

Sorgula tabiki,ve anlamaya çalışalım bişeyleri..

KAPLUMBAĞALARDA UÇARI İZLEDİN Mİ?
:)

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

İyi ki kaşınmışım, Tolstoy'a geldi mevzuu.Bu olmalı işte, aklımıza okuduklarımız gelmeli. Soyut şeylere körü körüne bağlılık olmamalı mevzuu. Neyse..

Filmi izlememiş gibi bir halim mi var:) Ara bul, onun hakkında da yazdım vakti zamanında ben sevgili "adsız" kardeş.

ayşe dedi ki...

kullanıcı hesabı ile yazmayı beceremeyenlerdenim..

adresimi veriyorum..

rumeysalar.blogspot.com

bakarsın:)

sevgilerimle..

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
haberler haberler