"Kaplumbağalar da uçar!"

"Ev sanki geçmiş yüzyıllara uzanan büyük, suskun bir ailenin üyeleriyle dolu. Orada, ikinci kişiliğimle yaşıyorum ve yaşamı geniş anlamıyla, bir var olan bir yok olan bir şey olarak algılıyorum."

-Carl Gustav Jung-

20091028

Söz etmek istiyorum

Söz etmek istiyorum.
Bu ülkede herkes aynı şeyden söz etmek zorundaymış gibi bakıyorlar insana.


Sevgilisiyle sevişen kişilerin bulunduğu aynı sokakta eylem gerçekleştiren başkaları bahsediyor. Bakın orada yer altı çocukları vardı ve diğerleri sevişiyordu diyor. Aynı anda aynı şeyi düşünebilme yetisini ne vakit kazandık merak etmekteyim. Sevişen kişiler ülkelerini hiç düşünmeyen kişiler midir, bunu da düşünmekteyim. Bakış açıları, görüş farklılıkları her yandan sarmış durumda hal ve tavırlarımızı. Biz ki aynı şeyi yapsak bile farklı şekillerde yapan insanlarız. Neden sürekli onun bunun baktığı şekilde ve aynı zamanda olaya bakma telaşı var üzerimizde.

Sıradan bir muhabbeti bile siyasete, politikaya, ülkenin eksiğine gediğine bağlayan insanlardan ve her fırsatta kahrolsun manasına gelen sloganlar atan insanlardan nefret ederim. Bir dönem yazdığım Hiroshima Mon Amour yazımda adamın biri "iki sevgiliden söz etmiş orda devletler var, devlet" diye sataşmıştı. Ben ki o filmden söz edince o iki kişinin olunmaz aşkından da, bunun temsilinin iki devlet olduğundan da söz etmiştim. Yeri geldiğinde sadece ilişki gözüyle bakıp son cümlemde onlar aslında devletti deyip bitirmiştim. Ama yok, onların tek istediği benim sadece filmin politik duruşundan söz etmem, cümlelerime de bir iki sert mesej eklemem. Bu mudur?

Ben sizinle aynı bakmak aynı şeyleri söylemek zorunda mıyım? Aynı vakitlerde aynı şeyleri düşünmek zorunda mıyım? Bütünüyle ele alamaz mıyız hayatı? Kimi zaman kendimizi, kimi zaman memleketimizi düşünemez miyiz? İkisi aynı anda nasıl olabilir. Aynı anda olmasını beklemek sürekli ortalıkta kendi hayatını kurmuş ve düzeniyle yoğrulan insanların hepsini dışlamak mı demektir? Bağnazlık değil midir  bu? Herkesin senin baktığın noktadan bakmasını istemek, başka nedir? Birileri tabii ki sevişecek. Hatta başka biri dünyanın bir ucunda açlıktan ölen bir çocuğun görüntülerini izlerken yemek yiyor olacak. Başka biri parmağına batan iğne için sızlanadururken diğeri de mayın tarlasında kolunu yitirmiş olacak. Ben kendi acımı unutup o an sadece kolundan olana mı odaklanacağım? Bunu yapmadığım zaman kötü mü olacağım. Okulumun bahçesinde haklı eylem yapan arkadaşlarımı bırakıp derse gittiğimde bana inek mi diyecekler. Aç çocuklar için para toplamaya çalışırken, öteki tarafta hayvan hakları adına çalışmalar yapan grubu mu kınayacağız.

Herkesin aynı anda aynı şeyi düşünmesi mümkün değildir. Bu çok çok iyi kazınmalıdır zihinlere.

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
haberler haberler