"Kaplumbağalar da uçar!"

"Ev sanki geçmiş yüzyıllara uzanan büyük, suskun bir ailenin üyeleriyle dolu. Orada, ikinci kişiliğimle yaşıyorum ve yaşamı geniş anlamıyla, bir var olan bir yok olan bir şey olarak algılıyorum."

-Carl Gustav Jung-

20080706

Karaktersiz Karakter



Yeteneğim tasvip edilemeyecek derecede kötü, başkarakterin kardeşi, annesi rollerini bile layık görmüyor yazar. Bugün yine bir insan kostümünün içerisinden seslendim insanlara. Tutturamadım bir hikayeyi, romanı giremedim içine bir çırpıda. Layık gördükleri şey bir işyerinin çaycısı olmak gibi bir şey burdan bakınca. Ne olduğunu da söyleyim kalmasın içinde bak sonra: kuzeniyle parka gitmiş, akrabalarıyla okey oynamış gece olmuş yatmış, sabah olmuş kalkmış.


Oysa ben çocuk kitaplarının karakteri, eğiticisi, her şeyi yaşadıklarıyla öğrenen ve çocuklara öğretmek için o olayı tekrar tekrar yaşayan kişisi olmak isterdim. Belki şu sıra 100 temel eser içindeki bir esere can veren karakter olmam gerekse bile 5 vakit namaz kılar yine o karakter olabilirdim.

Ama olayın özü bu ya, basit bir çocuk kitabı karakteri olacak karakterim yok. Yeteneksizim. Bir tek insan kostümü giyerek var olabiliyorum. Okuyucuyken bile daha mutluyum, insan olmaktan. İnsan olunca gözünün önüne başka olamadıkların geliyor. Bürünemediğin roman karakteri vasıfları bir bir sıralanıyor. İnsanken görüyorsun hepsini. Bir aşkı bile romanlardaki gibi yaşayamıyorsun. Eksik bir çok şey. Hiçbir şey ordakiler gibi değil, ama yine de olmak istiyorsun ordakiler gibi. Olamadığın için daha çok okumak istiyorsun. Hayatı eş zamanlı olarak onlarla da sürdürüyorsun. Bazen üç, beş karakter birden olduğunu seziyorsun. Ama sonra bi bakıyorsun ki insan olarak uyanmışsın, her şey dünde kalmış. Mesela dün çocuk kitabı karakteri olamadın, bugün büyükler için bir şeyler döktür bari diyorsun. Yeri gelince melankolik, yeri gelince katil, yeri gelince zeka küpü, yeri gelince kandırılmış, saf, yenik, ölü... Romanlardaki insanken olduğun kadar çekici değil ki! Onların başı sonu belli. İnsanken "o hal"in doyumuna varmaktan öte, "bu hal"den nasıl çıkarımı düşünüyorsun lanet olsun ki. Doyum yok, tat yok, bir yöneten yok. Her şey senin elinde... İyiye gidemezsen senden bilirler, kötüye gidemezsen yine senden... Suçu atacak bir yazar yok meydanda. Sen olanın sorumluluğu sende, kötü olanı da kolay yoldan Allah'a havale eyle. İnsan olup karakter olamamak böyle bir şey işte. Karaktersiz karakterin bile ilhamı insanken, insanı asla o karakterlere eşlememekte direnmekte.

Zaten eşleyemeyen başka bir kişi de "yazar" bu ilmuhaberde. Olamadığı karakterleri yazarak yaşamaya çalışmakta. Ama açıklıkla söylemeliyim ki beni o karakterlere çevirmemekte pek bir üstün çaba göstermekte. "Zaten bu hikaye bitince karakter de bitecek." sanıp, kapıları bir bir kitlemekte. Oysa bilmiyor ki, insan ölür ama karakter asla ölmez. Ölü bir karakter bile insanda yaşar. O insan da bazen yazar, bazen de sen, ben, Jül Sezar!


0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
haberler haberler