"Kaplumbağalar da uçar!"

"Ev sanki geçmiş yüzyıllara uzanan büyük, suskun bir ailenin üyeleriyle dolu. Orada, ikinci kişiliğimle yaşıyorum ve yaşamı geniş anlamıyla, bir var olan bir yok olan bir şey olarak algılıyorum."

-Carl Gustav Jung-

20080917

Öneri: Akıl-lı insanlardan korkunuz!


Dur! sakın yazma. Sakın söyleme aklından geçenleri. Sana senin için en iyi olanını teklif ediyorum. İnanmalısın bana. Dur dedim, silsene o yazdıklarını. Yut sözcüklerini. Emin ol, vakit gelecek hatırlamayacaksın bile kederini.

Dur! Kapat ağzını! İnan bana kalbin şu an o kadar da akıllı değil güzelim. Zaten hiç olmayacaktı ki... Bekleme bunu o zavallıdan. Beyninin kalbine inmesi, seni anlaması? Bunu mu bekliyordun sen? Yapma! Sözcüklerin geldiği nokta ben değilim. Çıkmasın ağzından da öyleyse. Nasıl inanırsın ki ona! Ama bir şekilde hissettirdim neyse ki kendimi. Ne iyi ettim diyeceksin, bak gör! Zaman veriyorum sana. Yine bana döneceksin. Bakacaksın yüzüme ve şükredeceksin! Her doğan sözcüğe hükmüm geçer sanma beni. Bunda geçiyorsa vardır bildiğim. İnan bana.

Dur! Ne yapıyorsun sen orda! Delirdin mi, vurma bana. Gerçi vursan ne fayda. Hayatının en acımasız kişiliğine bürünmen gayet doğal. Çünkü ben varım ya yanında. Güven bana, geçecek hepsi. Ben olacağım yanında! Ben yeteceğim tüm bu acılara. Saracağız el birliği ile. Kanamayacak bir daha. Kanatacak sadece çok defa!

Dur! Dönme yüzünü asla. Bakma ardına. Gözü kara ol bir kere de hayatında. Sadece bir kez yap, bak ne çok anlayacaksın gücünü. Ardına aldığın her şey orda kalcak. Atamayacak adımını bir adım ileri. Sen izin vermeyeceksin buna.

Dur! Bir kez de kendin için bak şu hayata. Lanet bir boşluğun durmadan kanayan yarasını ne kadar hak ediyorsun sen. Bırak bir kez kanasın sadece. Onlarca kez almasından iyidir demiştin ya az önce.

Evet! Az önce. Duymadın mı sen? Ben duydum, inan ki çağırdın beni. Bekliyordum ben de zaten seni. Hani vardı ya Melekler Şehri filminde öleceğini gören insanların anlık sihri. Ona benzetmiştin sen de bizi. Beni çağırdın o anda. Geldim yanına. Girdim aklına. Sen gördün beni. Geri de çevirmedin neyse ki. Bak mutlu olacaksın diyorum. Bırak bir kez kendini. Bana bırak tüm zihnini. Bir kolaçan edeyim ortalığı. Kırıntı kalmış mı bir yoklayayım.

Dur! Geldim ya işte. Sen istedin ya hani, sen! Ne saçmalıyorsun şimdi. Dönsene yüzünü bana. Göreyim bir kez daha. Hatırlatayım o boşluğunu. Korkusunu alayım şu durgunluğun.

Hey! Nereye gittin şimdi! Yüzünü dön bana! Yok öyle yağma! Çağırdın ya beni, girdim ya aklına? Hani Melekler Şehri bu hatırlasana! Gitmez bilirsin bir daha! Gelirim yanına tez zamanda. Alırım bunun hesabını. Sanrını. Yapamayacağın şeylerle oyalamanın cezasını. Ağır ödetirim bunu sana.

Kime diyorum ben. Hey sen! Bir sen var benim elimde. Bunu başkasına götürmeme izin verme. Gel sen al, bir ömür boyu kalsın sende. İşe yaradıkça kullan tamam. Ama lütfen al şunu elimden.

Mayın gibi bir şey bu!
...

Tamam itiraf ediyorum. Bununla ben de yapamıyorum. Alsana şunu benden. Hey! Kime diyorum ben! Sana ait diyorum. Evet ben de nefret ediyorum. Al hadi.

Al!!!!.
.
.
.
.

11 yorum:

Batuhan Doğu Alkaya dedi ki...

neden bu resim ?

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

Çünkü bu resim :)

Batuhan Doğu Alkaya dedi ki...

ama neden ?

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

İnsan aklıyla çelişince kendini görür karşısında. Kendine kızar. Bağırır ama ısıramayacak kadar yakındır. Bu resim de bu anlatıma yakındır.
Oldu dimi?

Batuhan Doğu Alkaya dedi ki...

ilginç olan ne biliyormusun , bu resimdeki insanların zaman içinde yazdıklarını gerçekten yaşamış olması..

ve evet .. oldu ..

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

Her insan hayatının bir evresinde aklıyla çelişir, karşı karşıya gelir, yatar sarılır uyur, onu okşar bırakmaz. Ben Çelişme evresinden bugüne gelmişsem bunu da biliyorum demektir:) Ama hiç şaşmaz "her insan" Teşekkür ederim uğradığın ve düşündürdüğün için.

Batuhan Doğu Alkaya dedi ki...

Bende link için ve cevapladığın için teşekkür ederim ..

Öyle bir yazıydı ki , sadece resime baksan ,çok farklı birşey beklersin ,ama içerik çok farklı ,bu bile bir çelişkiydi ilk başta ..

Sonra okumaya başladım..
Okudukça anlaşılan bir çelişkiydi, bir aynaydı elinde tuttuğun , çeliştiğin sendin..

Sonra tekrar resime baktım , o 4 insanın bir dönem yaşadığı olaylara ve o dönemki ruh hallerini hatırladım .. ve yazılanların ta kendisiydi .. bir şekilde alakasız resim , olması gereken yerede olmuştu aslında..

öyle durmasada ... :)

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

Ne güzel yorumladın yazıyı:)

Bir de "yorum istemiyorum" etiketli olanı seçmen çok hoştu takdir ediyorum cesaretini, hırlamayacağım o yüzden tamam:)

okyanus dedi ki...

başlıyı görünce ,ama neden dedim?
bence insan aklını kullanmadan girştiği her çoğu işte uçurumdan yuvarlanır..
duyguların hükmettiği bedende hezimetler çok yaşanır..
bu aynen kaplumbağanın kabuğu gibi ..
kabuk yük yapsada,koruma işlemi görüyor..

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

Bu yazı birazcık da duygularının hükmetmesine alışmış ve aklı kabul etmekle etmemek arasında gidip gelen bir bedende yaşananları anlatır...Akılın bir gelip bir daha gitmediği hatta bazen gitmesini isteyip gidemediği anları görerek de çelişkisi vurgulanır.

Ayrıca kaplumbağanın en hassas mevzusuna değindin. ben susuyorum ...

Hoşgeldin :)

okyanus dedi ki...

geç olcak ama yine de hoşbuldum:)

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
haberler haberler