"Kaplumbağalar da uçar!"

"Ev sanki geçmiş yüzyıllara uzanan büyük, suskun bir ailenin üyeleriyle dolu. Orada, ikinci kişiliğimle yaşıyorum ve yaşamı geniş anlamıyla, bir var olan bir yok olan bir şey olarak algılıyorum."

-Carl Gustav Jung-

20091201

TONY GATLIF ve Latcho Drom





Bazen sadece yönetmeni bilip, film hakkında hiçbir şey okumadan oturuyorum filmin başına. Latcho Drom da öyle bir macera. Tony Gatlif filmlerinin ayrı bir yeri vardır benim hayatımda. En sevdiğim yönetmen demem elbet ama belli dönemlerde gerçekten canım Tony Gatlif çeker. Bunu müzikleriyle kapattığım çok olur, bazen de başka bir filmini ya da daha evvel izlediğim filminin başında bulurum kendimi.

Latcho Drom'ı izlememiştim. Daha evvel indirdiğim müziklerine aşinaydım. O gün kendimi bu filmin başında çingene kadın ve adam görmek istiyorum ve onların birbirlerini müzik eşliğinde sevmelerini / sevişmelerini izlemek istiyorum diyerek ve evet Tony gatlif filmlerini bu kadar indirgeyerek oturmuştum. Absürd bir istek değil sanırım. Söz konusu Tony Gatlif olunca çok doğal bir istek. İlişkiler müziğe, müzikler doğaya, doğa insana ve dans insanın gerçeğine hükmetmektedir onun filmlerinde. Kimi zaman trans halinde(EXILS), kimi zamansa oyuncular ile birlikte hareket halinde(GADJO DILO), kimi zamanda ağlarken(TRANSLYVANIA) bulursunuz kendinizi...

Latcho Drom'dan da öyle bir performans bekliyordum ki bana daha evvel Tony Gatlif ile bu yaşadıklarımdan farklı bir şeyi yaşatacaktı. Her filmde ayrı bir duygu ve yanında müzik ne de olsa.. Olmadı... Belgeselmiş kendisi. Çingene belgeseli. Bakmadım ben, bilemedim ben.. Müzikler yine muhteşem, bir İstanbul'da, bir Mısır'da, Fransa'da, İspanya'da ve daha birçok ülkede; sokakta, meydanda, çadırda, yolculukta, işportada çingenelerden görüntüler yer almakta... Tony Gatlif doyumuna erişemedim bunda, bulacağım elbet başka bir tane daha..

3 yorum:

Sakallı Peri dedi ki...

Tony Gatlif,
herkesi çingene yapma niyetinde olan bu adamı seviyorum. :-))

Doğan Ömür dedi ki...

Çingeneler, acıya dans eder demiştim Gadja Dilo'yu izledikten sonra... Biz sadece çingenelerde dansı, dansta eğlenceyi görürüz, acıyı değil... Onların acıyı algılayış biçimi, bir ölünün mezarının başında dans etmeleri, ölümü ve acıyı yok sayar mı? Yok saymaz ama bizler çingenelere ve acılarına karşı, oryantalist işgalciler gibiyiz onlara karşı... Gatlif tam da bunun tersini söylüyor demiştim...

Yasemin Şahin dedi ki...

Gadjo Dilo'nun bende ki baskın olan etkisi kadının şarkılar söyleyerek adamı mest etmesiydi. Dolayısıyla o noktasından teyet geçtim yazıda. Yoksa filmdeki bahsettiğin acıyla dans etme ve mezarı şarapla şenlendirme(!) sahnesini seninle konuşmuştuk ve hemfikirdim..

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
haberler haberler