"Kaplumbağalar da uçar!"

"Ev sanki geçmiş yüzyıllara uzanan büyük, suskun bir ailenin üyeleriyle dolu. Orada, ikinci kişiliğimle yaşıyorum ve yaşamı geniş anlamıyla, bir var olan bir yok olan bir şey olarak algılıyorum."

-Carl Gustav Jung-

20080613

Telkin, telkin, telkin




Derin derin düşünürken ve fazla uzaklara yelken açmışken bir anlık düşüncedir bizi kıyıya getiren. "Karadeniz'de gemilerin mi battı?", dediğimiz pek çok insanı bile bizim o söyleyişimiz kurtarır ya hani o 'derin, dalgalı' sulardan. Kıyıya çekildiğimizi hani o söylenişle hisseder ve 'yoo' deriz ya. İşte öyle bir şey. Batan Karadeniz gemilerini karşındaki insan aracılığıyla çekersin kıyıya. Peki ya gemi kıyıda batmışsa. O zaman sen devreye girersin. Moral bozmamak, umudu yitirmemek vardır serde. Ama hiç de derine gitmeyecek düşünceler bile taşa toprağa bulanır kalır yanı başında. Bu çamurlu, boku püsür hayat her zaman kıyıda batan gemilerin meziyetidir. Bu hayatta ayakta kalmak da tek başına, tek tabanca, tek kabuk bizim maharetimiz kadar çekilesidir. Bunu bazen beklenti içine girip başkalarından bekleyince çekilmezdir. Dumuruyla birlikte dibe çökünce de berbat bir şeydir. Ergenlikle birlikte derin sularda boğuşmuş ve yorulmuş insanları kıyıda bekleyen bir kavga vardır. Kendini en çok güvende hissettiğin zaman bir anda çamurun, çaputun içinde bulursun kendini. Güvendiğin liman, aslında seni bir zamanlar derin Karadeniz sularından kurtaran postmodern kurtarıcılarla birlikte gemilerinizi sakladığınız limandır. Ordan bile yalnız başına denize açılmaya cesaret etmen gerekliliği yetmiyormuş gibi, bir de tek başına kıyıda durur iken batarsın dibe. En dibe. Çıkarsın ama dipten çıkmak hep zaman alır, bilirsin.

Çıktığında kendi zaferini kutlarsın. Eminim. Ama çıkmaya çalışırken yalnız olduğun gerçeği iskeleyi kemirmene bile sebep olabilir. Kabuğunu kemiren bir tospağa oluverirsin, benim gibi.

Gemilerin kıyıda çürüttüğü güvertelerin ismi burdan gelir. Dura dura çürüyen her bir 'tahta' parçası, ortada sağlam kalan tek bir çıpayla hayata kazınır. Bizim de bedenimiz çürüdüğünde adımızın o çıpa kadar kallavi işlevi yoktur ama olsun. Kalır işte.


Karadenizden yelken açtık geldik. Karadeniz'de ölmedik ama bir küçük hatırlatma. Adınızı da kazıyın kıyılara. Limanda tutunacak gemi kalmayınca adınıza tutunursunuz o sırada.



2 yorum:

###ÜZN### dedi ki...

"Karadeniz'de ölmedik ama bir küçük hatırlatma. Adınızı da kazıyın kıyılara. Limanda tutunacak gemi kalmayınca adınıza tutunursunuz o sırada."

Güvenle tutunabileceğim tek dal, kendimizden başkası değildir şüphesiz. Ve yine çoğu zaman doğru olan şu ki, o gemileri batıran da biziz, kutaran da.

Eline sağlık beytepe kaplumbağası, çok doğru ve ince bir çözümleme yazısı olmuş.

Beytepe Kaplumbağası (Yasemin Şahin) dedi ki...

Teşekkür ederim Türkçeci. Ne mutlu bana hissettirebildiysem söylediklerimi...

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
haberler haberler