"Kaplumbağalar da uçar!"

"Ev sanki geçmiş yüzyıllara uzanan büyük, suskun bir ailenin üyeleriyle dolu. Orada, ikinci kişiliğimle yaşıyorum ve yaşamı geniş anlamıyla, bir var olan bir yok olan bir şey olarak algılıyorum."

-Carl Gustav Jung-

20080821

HARD CANDY/ LOLİPOP (2005)







Yönetmen: David Slade,
Senaryo: Brian Nelson
Oyuncular: Patrick Wilson / Jeff Kohlver

Ellen Page / Hayley Stark


Güvensizlik olgusunun yeni temellerinden birini de internet alemi kucaklamaktadır. Sanal olarak görüşen ve birbirlerini tanıyormuş / tanımış süsü veren insanları yüz yüze görüşme beklemektedir. Zaten bu iki insanın da karşı cinsten birini görme isteği ile yanıp tutuştuğunu düşünürsek, yüz yüze görüşüp bir şeyler “paylaşmak” da amaç olur.

Bu şekil bir kullanım alanı olan sanal alemin iki aklıselim karakteri de ülkemizde yanlış mesajlar verebileceğinden dolayı gösterime sokulmayan film Hard Candy / Lolipop filmine konu olmuştur. Kızımız, Gemini ödülünün sahibi olan melek yüzlü oyuncu Ellen Page, 14 yaşında toy bir güzel Hayley’i canlandırmakta ve farklı projelerde de yer almış Tutku Oyunları · Little Children (2006) filminin Brad Adamson rolünü üstlenen Patrick Wilson, Hard Candy’de 32 yaşında moda fotoğrafçısı Jeff rolünü üstlenmektedir. Jeff ve Hayvey’in ev buluşmasında bitten sohbetlerinin ardından yaş sınırları düşünüldüğünde sonu belli dediğimiz film farklı çatılardan atlama yarışına tutulur ve izleyiciyi başlarda koz Jeff’in elinde olduğu düşündürülerek birden bire işin rengi değişir. Hayvey’in akranı denilecek kızlarla fotoğraf çekimlerini evinde yapan Jeff’in evinde tırnaklarını çıkartmış bir şeytan ortaya çıkmaktadır Hayvey’den.






İzleyiciye önceleri bunun sorunlu bir kız çocuğunun komplo teorileri olduğuna inandırsa da Hayvey’in eteğindeki taşlar döküldükçe Jeff’in foyası ortaya çıkmaktadır. 14 yaşındaki bir kızdan sadece empati kurması dahilinde yetecek sinirsel duygu hali ekranlara çok net yansımaktadır.

Tek mekan ve iki oyuncu ile çok az müzik kullanarak çekilen film, ağlama, bağırma ve sinir yüklü ses tonlarıyla içi dolu ve sağlam temelli replikleriyle bizleri geröeye oldukça yetmektedir.

İzleyiciyi Jeff’in masum olduğunu zaman zaman düşünerek ya da en azından bu şekil bir cezayı hak etmediğini düşünerek büyük bir ironinin içine hapseden kurgu, elini kolunu bağlı olmaktan kurtaran işkencecisinden bir evin dışına dahi çıkmayacak kadar yakın duran ve uzaklaşmayan durumu Haneke filmlerindeki bilhassa Funny Games‘te yer alan ruh halini anımsatmıyor değil. “Defol git şu evden!” diye izleyicisini bağırtan ve “Gidemedin değil mi uzağa!” diye pis pis sırıtan Hayvey’in yüzünde bir başka unutulmaz Arno Frish sekansını görmedim değil.









Hayvey’in psikopat ruh haliyle ama bir intikam kiniyle dolmak için bile genç olduğunu düşünsem de çilli ve toy genç kız rolünü çok iyi başardığını söylemek gerekir. Kızın zeka küpü duruşunu an ve an ortaya çıkardıkça filme bağlanıyorsunuz. Üstelik filmde başarı ile gerçekleştirdiği ve pek çok erkeği benim etkilendiğimden daha çok etkilediğine inandığım “hadım etme töreni” akıllara zarardı diyebilirim. Görüldüğünde çocuk bakıcılığı yapan genç kız imajı verircesine film boyunca alnındaki küçük çizikten akan kan dışında hiç kan görmediğimiz filmde ses efektleri ve Hayvey’in her türlü durum ve hal üzerine çıkardığı mimik ve repliklerle inanılmaz bir heyecan atmosferi oluşturulmuştur.

Vizyona girdiği dönemde afişi çok ilgimi çekmişti, meğer film sadece afişten ibaret değilmiş. Eliniz ve zihniniz boş dönmeyeceksiniz bundan eminim…


0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
haberler haberler